KASTAMONU
İL HALK KÜTÜPHANESİ
            Yılanlı Camii : Cami, türbe, Dar-üş Şifa, İmaret, Şadırvan yapıları ile tam bir koplekstir. Külliye Abdülkadir Geylani hazretlerinin 4. oğlu Abdülfettah-ı Veli tarafından M. 1210 yılında kurulmuştur. 1827 yılında meydana gelen yangından sonra onarılmış ve bazı bölümleri yeniden yapılmıştır. Kesme taştan inşa edilen yapı girişi M.1271 yılının taş süsleme özelliklerini göstermektedir. Taş işçiliği olarak kitabe yazılmış geometrik ve bitkisel süsleme yapılmıştır. Yakınında bir taş üzerinde kabartma olarak "Yılan Motifi" görülmektedir.

Nasrullah Camii: Kastamonu il merkezinde bulunan bu külliye, Sultan II.Beyazıt döneminde Nasrullah Kadı tarafından 1506 yılında yaptırılmıştır.
Bu cami büyük olasılıkla daha önce burada bulunan Selçuklu dönemine ait bir ulu caminin yerine yapılmış olmalıdır. Bu konuda araştırma yapan Yrd.Doç.Z.Kenan Bilici'ye göre; Selçuklu devrinde yapılmış olan bu cami ya büyük ölçüde tahrip olmuş, ya da bir süre sonra ihtiyaca cevap verememiştir. Bunun üzerine XVI.yüzyılda arsası üzerine bugünkü yapı yapılmıştır.Camii, Şadırvan, Köprü ve medrese ile şehrin sembol yapılarındandır.
Şeyh Şaban-ı Veli (Hz Pir) Camii : İlin en büyük ve en önemli dini turizm merkezidir. Hisarardı semtinde yer alan külliye; Camii, Türbe, Asa Suyu,Şadırvan, Kütüphane ve Ahşap Konaklardan meydana gelmektedir.
Benli Sultan Külleyisi :. Ilgaz Dağının kuzey eteğinde, İl Merkezine 30 km mesafede, Ahlat Köyünde bulunmaktadır. Camii, Türbe, Mutfak ve Misafirhaneden müteşekkildir. Kayıtlarda geçen medrese ve kütüphane yapıları günümüzde bulunmamaktadır.
Atabeygazi Camii: Kastamonu Atabey Mahallesi'nde, kalenin yanında bulunan Atabeygazi (Kırkdirekli) Camii; Çobanoğulları zamanında Atabey Muzafferüddin Yavlak Aslan tarafından 1273 yılında yaptırılmış. Kastamonu'nun en eski camii.
Cami kesme ve moloz taştan yapılmış, ibadet mekanı kırk ahşap direğin taşıdığı bir ahşap tavan ile örtülmüş. Bundan ötürü de halk arasında "Kırk Direkli Cami" olarak tanınmış. Giriş kapısı taştan yapılmış. Cami minaresi de kesme taştan olup tek şerefelidir. Caminin yanında Kastamonu Atabeyi Muzafferüddin'in türbesi bulunmakta.

Kasaba Köyü - Mahmut Bey Camii :Şehrin kuzey-batısında, Daday İlçesi güzergahında, şehre 18 km mesafede Kasaba Köyünde bulunmaktadır. M. 1366 yılında Candaroğlu Hükümdarı Mahmut Bey tarafından yaptırılmıştır. Dıştan sade bir görünümde olan yapının iç yapı tarzı ve süslemesi nadir örneklerdendir. İçten ahşap tavanı taşıyan sistem, kıble yönünde uzanan ve dört direk üzerinde atılan uzunlamasına ve yatay hatıllarla çatılmıştır. "Bindirme Tekniği" nde çivi kullanılmadan yapılan tek camidir. Ahşap tavanı, katlı mahfelleri ahşap işçiliğinin yanısıra kök boyadan nebati süslemeleri ile ünlüdür. Camiinin giriş kapısı ahşap oyma sanatının şaheserlerindendir. 




Aşıklı Sultan Türbesi:12. yüzyıl başlarında Kastamonu Kalesi'nin fethi sırasında şehid olan Aşıklı Sultan için yapılan türbedeki çürümemiş beden görenleri şaşkına çeviriyor. Durumu ilginç bulan ziyaretçiler Türkiye'nin dört bir yanından türbeye gelerek ziyaret ediyor. Merkeze bağlı Honsalar Mahallesi, Kale kapısı Mevkiinde, Kümbet Sokağında yer alan türbede Aşıklı Sultan'ın çürümemiş ayaklarıyla ilgili ilim adamları açıklama yapmakta zorlanıyor.
Kastamonu Kalesi'nin fethi sırasında zehirli bir okla şehid olan Aşıklı Sultan, Selçuklu töresinde ulu kişilere uygulandığı gibi sandukasıyla defnedildi. Aşıklı Sultan'a halk arasında "Yanık Sultan" da denilen olay menkıbelerde şöyle anlatılmaktadır; Aşıklı Sultan'ın türbesinin yakınında bir yangın çıkar. Bu olay sırasında Aşıklı Sultan Hazretleri o zamanın mülkiye amirinin rüyasına girer, der ki; "Burada yangın çıktı, türbem yanıyor, gelin beni kurtarın." Devrin mülkiye amiri uyandıktan sonra o mahalleye koşar, bakar ki türbe ve civarı yangından zarar görmüş, ama Aşıklı Sultan'ı ateş yakmamıştır. Böylece Aşıklı Sultan'ın dünyadan ayrıldıktan sonra kerametinin devam ettiği anlaşıldığı ifade ediliyor.

  
CAMİLER,KÜLLİYELER,TÜRBELER,MEDRESELER